Üşüyen kuşçuk...


İstanbul'da soğuklar kendini iyice hissettiriyor...Soğuk havalarda insanlar, zorunlu olmadığı sürece dışarı çıkmayarak evlerine sığınıyor. Sıcak ve mutlu yuvalarına...

Bu kuşçukta balkonumdaki saksıya sığınmış. O kadar rahat gözüküyordu ki birkaç resim çekmeme bile izin verdi...

Alacalı Kek


2008 yılının bitmesine birkaç gün kaldı. 2008 yılını kendi açımdan değerlendirdiğimde zor bir gebelik dönemi geçirdiğimden dolayı yaşadığım sağlık problemleriyle hatırlayacağım bir yıl olacak belki. 1 senede hayatımda o kadar çok şey değişmişki.. Ben bile değişmişim bir yıl önceki fotoğraflarımla şuanki görüntüm arasında çok ciddi fark var. Doğumdan kalan kilolar bu değişiklikteki en bariz faktör olsa gerek. Bir süre sonra bende diyet yapanlar kervanına katılacak biri olacağım muhtemelen.

Hayatımdaki önemli değişikliklerden bir diğeri ise iş hayatından kopmuş olmam. İlk zamanlar ben evde yapamam sıkılırım diye düşünüyordum ancak kendimi şuan insanlara faydalı olma noktasında daha da doldurarak iş hayatının eksikliğini hissetmiyorum bile. Hatta çalışma hayatı bana şuan çok ağır ve üstesinden gelinemez gibi geliyor. En zor kısmıda kızımdan uzun saatler ayrı kalmak ve birilerine emanet etmek olurdu sanırım. Artık çalışmayan ama aktif olan bir ev hanımıyım.

2008 yılının benim açımdan en güzel yanı bu yılda ANNE olmuş olmam. Dünya tatlısı bir kız çocuğuna sahip olmak. Anne olmak Allah teala'nın sevimli emanetine sahip çıkmaya çalışmak. Her ne kadar uykularım bölünse de soğuk havalarda dışarı çıkarken iki kere düşünsem de kendime yeterince zaman ayıramasam da işlerimi hep onun uyku saatlerine göre ayarlasam da hasta olduğunda içim parçalansa da bu duygu dünyadaki hiçbir duyguya denk değil bence. Rabbime bana sağlıklı bir evlat vererek bu duyguyu yaşattığı için her zaman şükrediyorum.

== Anne ==
Anne inleyen bir ney, anne hicrandan yumak,
Gözleri buğulu, nemli ve her zaman zâr zâr...
Kaderidir annenin ocaklar gibi yanmak,
Hep hüzünlü eser onun ikliminde rüzgâr.
Kuşlar gibi titrer o güneş yüzlü nevhayâl,
Sîmasında alacakaranlık endişesi...
Her mevsim ayrı bir ızdırap, ayrı bir melâl;
Dilinde özleyişlerin sihirli bestesi...
Sînesi sımsıcak, çehresi de îmâlıdır,
Semtinde herdem bir büyülü râyiha eser.
Duyguyla süzülmüş gözleri hep hummâlıdır,
Altın şakaklarında sarı güller gibi ter.
Rahmet-zahmet iç içe... bilmez geçen zamânı,
Ne yazları, ne kışları, ne renkli bahârı,
Ne gurûbu ne de şafağın söktüğü ânı,
Her zaman duman dumandır o nazlı efkârı...
Bir kuluçka gibi sancılı gecelerinde,
Hep şefkatle çarpan kanat sesleri duyulur...
Amansız hislerin öldüren pençelerinde,
Yüreği bir matkap salınmış gibi oyulur.
Elemi çok olsa da şekvâsı işitilmez,
Bir Eyyûb sabrıyla göğüsler hiç-olmazları...
Onda ızdırap bitmez, acılar dinmek bilmez,
Sönmeyen bir azimle aşar aşılmazları.
Kanmaz aslâ sevmeye, O sevgiye susuzdur,
Şâire "su" dedirten hisle "evlât" der inler.
Herkes derin uykularda iken o uykusuzdur,
El açar Yaratan'a balalarını diler...
Yürüdüğü yol, onun hislerinin yoludur,
Durmaz, bir süvâri gibi yürür dolu dizgin...
O, yeryüzünde en ululardan uludur,
Sînesi meleklerin sînesi kadar engin

...................................................
M. Fethullah Gülen


Şiirdeki ızdıraplı anne portresi gibi sadece kendi evlatlarımızı yetiştirmek değil nesli yetiştirme ızdırabıyla dolup taşmak duasıyla..

Evet maksadım alacalı kekin tarifini vermekti ancak konu fazlasıyla dağıldı.

Malzemeler:
2 adet yumurta
1 su bardağı şeker
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı ılık süt
1 paket kabartma tozu
2,5 su bardağı un

Kakaolu kısım için
2 yemek kaşığı kakao
2 yemek kaşığı süt
2 yemek kaşığı sıvı yağ

Hazırlanışı
Yumurtalar mikserde beyaz köpük haline alıncaya kadar çırpılır, şeker ilave edilerek çırpılmaya devam edilir. Ilık süt ve yağ eklenip çırpıldıktan sonra karışıma un ve kabartma tozu eklenerek bir tahta kaşık yardımı ile karıştırılır. Karışımın yarısı, yağlanmış ve unlanmış kalıba dökülür. Kalan yarısının içine kakao, 2 yemek kaşığı süt ve yağ eklenerek mikserle karıştırılır. Kakaolu karışım, sade karışımın orta kısımlara doğru dökülür. Bunun ardından sade karışımı, kaşık ile kakaolu karışımı örtecek şekilde kapatılır.

NOT: Kakaolu karışımın içine konulan süt ve yağ, bu kısmın çikolata kıvamında olmasını sağlıyor...

Et Haşlama


Kurban bayramı sonrası ihtiyaç duyulacak bir tarif olduğunu düşündüm. Annem genelde et haşlamayı sade şekliyle yapardı ben sebzeli olarak denedim.

Malzemeler:
- 3-4 parça kemikli et (ben birazda kemiksiz parça et ekledim)
- 3 adet patates
- 2 adet havuç
- 2 adet soğan veya 10-15 adet arpacık soğan
- 3-4 diş sarımsak
- Tane karabiber, tuz

Hazırlanışı:
1) Etlerin fazla yağları temizlenir, yıkanır ve düdüklü tencereye dizilir. Üzerini kapatacak kadar kaynar su eklenir. 25-30 dakika kadar düdüklü tencerede pişirilir.
2) Bu arada patatesler soyulup büyük boy ise 4 parçaya küçük boy ise iki parçaya bölünür. Soğanlar temizlenip bütün halde veya 2 parçaya ayrılır. Sarımsaklar dişleri bütün olarak temizlenir. Havuçlar soyulup 3 parmak kalınlığında verev şekilde doğranarak sebzeler hazırlanmış olur.
3) Düdüklü tencerede 25-30 dakika pişen etlerin kapağı dikkatlice açılır. Bu aşamada isterseniz daha sonra kullanmak üzere et suyundan biraz alıp yerine kaynar su ekleyebilirsiniz ben öyle yaptım. Sebzeler tencereye eklenir, tuz ve tane karabiberler ilave edilir 10 dakika daha pişirilir. Servis yapılırken limon ve toz karabiber tavsiye edilir.

Kültür Mirasımıza Uymayan Tv Programı: "YEMEKTEYİZ"

Son günlerde Show Tv ekranlarında yayınlanan ve reyting rekorları kırdığı söylenen programı birkaç kez izleme imkanı buldum. Format olarak gerçekten çok güzel. Aynı program Avrupa'da da en çok izlenen programlar arasındaymış. Show Tv bu programı biraz bizcesine uygun olarak kopyalasa daha başarılı olabilirdi diye düşünüyorum.

Programa 5 yarışmacı katılıyor ve hergün bir yarışmacının evine diğerleri konuk oluyor. Ev sahibi belirli saat aralıklarında alışveriş yapıp mükellef bir sofra hazırlayarak misafirlerini ağırlıyor. Misafir yarışmacılar kendilerince çeşitli kriterlere göre ev sahibini puanlamaya tabi tutuyor. Dediğim gibi format gerçekten çok güzel. Fakat bu süreçte yaşananlar misafirlik ve ev sahibeliği açısından hiç güzel örnekler teşkil etmiyor.

Örneğin; Bizim kültürümüzde önümüze sunulan yemek ne kadar kötü olursa iğrenç denmez hele de ev sahibinin suratına; yemek koklanıp veya tadılıp surat ekşitilmez; daha da kötüsü gidip mutfaktaki çöp kutusuna çıkartılmaz. Bu hem o yemeğe verilen emeğe hem de nimete nankörlüktür; bu bir yarışma dahi olsa sonuç değişmez!

Sofrada çok gereksiz tartışmalara giriliyor ve eleştiri adı altında ev sahibi yerden yere vuruluyor. Sırf puan kırmak için yemeklerde kusurlar aranıyor ve nedense hiçbirşey yarımacıların damak tadlarına uymuyor :)) Ev sahibi de misafirini masadan rahatça kovabiliyor.

Şimdilerde bayanların da çalışmasıyla çok nadirleşen evlerde misafir ağırlama bir de böyle programların etkisiyle iyice dejenere olmamalı bence... Çocuklar nasıl misafir olunması gerektiğini ve eve gelen misafirlere nasıl davranılacağını bu programlardaki gibi sanmamalı...

Misafirin yeri apayradır bizde... Anadolu en misafirperver coğrafya olarak bilinir ve halen öyledir.

Bu kültür mirasımıza sahip çıkarak gelecek nesile eksiksiz bir şekilde aktarmalıyız.

Kurban Bayramı


"O halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes." (Kevser Suresi 2. ayet)

Müslümanların Kurban Bayramını tebrik ederim. Kestiğiniz kurbanların, Allah'a olan kurbiyetinizi arttırması temennisiyle...

FOTO: Flickr

Fırında Somon


Omega 3 açısından vazgeçilmez bir gıda olan somon balığı son yıllarda ülkemizde kolay bulunur hale geldi. Soğuk ve temiz denizlerde yaşayabilen somon balığı için, Türkiye'nin deniz suyu sıcaklığı pek uygun değil. Norveç en lezzetli somon balığının ithal edildiği ülke. Bir somon balığı ortalama 3-4 kilo ağırlığında oluyor. Genellikle dilim veya fileto şeklinde satılıyor.Omega 3 vitamini adeta beyni cilalıyor. Beyin yaşlanmasını geciktirip, anlama ve kavrama yeteneklerini güçlendiriyor. Kalp ve damar sağlığını koruyup, kan basıncını (tansiyon) düzenliyor. Depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklarda bu yağ asitlerinden daha fazla alınması öneriliyor. Ceviz, badem, keten tohumu, soya fasulyesi, kuru fasulye ve birçok balık türünde bulunan bu vitamin en fazla somon balığında mevcut. Fazlasıyla yağlı olan bu balığın kesinlikle tavada yağda kızartılmasını tavsiye etmiyorum. Fırında veya ızgara yaparak yenilmesi daha uygun olacaktır.

Malzemeler (2 Kişilik):
- 4 dilim temizlenmiş somon balığı
- 2 diş sarımsak
- Yarım limon suyu
- 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 2 adet patates soyulmuş ve yuvarlak dilimlenmiş
- Tuz, karabiber, kekik

Hazırlanışı:
Sarımsaklar ezilir, limon suyu, zeytinyağı ve baharatlarla karıştırılarak sos hazırlanır. Balık dilimleri ve patatesler bu sosa batırılır ve fırın tepsisine dizilir. Sostan kalırsa üzerine dökülebilir. 180 dereceye ayarlanmış fırında 15 dakika pişirilir. 15 dakikadan fazla fırında kalmaması önemli, yoksa lezzet kaybı oluyor. Somon balığı pişerken çok fazla kızarmıyor ve rengi değişmiyor. O yüzden size de balıklar pişmemiş gibi gelebilir.

Mozaik Pasta ve -120-



Sabahki yazımdan sonra, internette evde uzun zamandır bekleyen pötibör büsküvilerle yapabileceğim bir tarif aradım. Bir kaç blogdan benzer tariflerin karmasından oluşan bu lezzet çıktı ortaya. Biz sonuçtan çok memnun kaldık. Akşam izlediğimiz -120- adlı filmi izlerken çaylarımıza eşlik etti bu fotojenik tatlı..
120 filmine gelince şanlı tarihimizden yürek yakan gerçek bir destan. İzlerken ciğerim yandı desem yeridir. Olay Van' da 1915 Ocak ayında 1. Dünya harbinin ilk yıllarında geçiyor. Ruslar'la sınırda gerçekleşen ölüm kalım harbinde sınırda cephane tükenir. Yaşları 12-17 olan Van'lı 120 genç cephane götürmeye gönüllü olur. Karlı dağlarda günlerce, gecelerce yürüyen 120 kahramandan sadece 40 kadarı geri dönebilir... Değerlerimize sahip çıkma adına izlenmesini özelliklede çocuklarımıza izletilmesini tavsiye edebileceğim bir film...
Malzemeler:
- 2 paket pötibör büsküvi
- 100 gr margarin veya tereyağı
- 1 paket kakao
- 3 yemek kaşığı toz şeker
- 2 bardak süt
- 1 avuç iri çekilmiş ceviz içi veya fındık
- 2 yemek kaşığı damla çikolata
Hazırlanışı:
- Büsküvileri elinizle büyük bir karıştırma kabına kırıp, üzerine ceviz ve damla çikolatayı ekleyin. (İsteğe bağlı olarak ufak doğranmış kuru kayısı, kuru incir ve kuru üzüm de ekleyebilirsiniz.)
- Margarini tencereye alıp, eritin. Üzerine süt, kakao, toz şekeri ekleyip kaynayana kadar karıştırın. Kakao topaklanırsa blenderden geçirebilirsiniz. Karışımı soğumaya bırakın.
- Soğuyan karışımı büsküvi kırıklarının üzerine döküp, bir kaşık yardımızyla karıştırın. İstediğiniz bir kalıbın içini (ben dikdörtgen kek kalıbı kullandım)streçleyin veya buzdolabı poşetini kesip kalıbın içine kenarlarından sarkacak şekilde serin. Karışımı içine döküp kenarlardan sarkan poşetle üzerini kapayıp buzluğa kaldırın. 2-3 saat sonra dilimleyerek servis yapabilirsiniz.

Cevizli Tatlı


İstanbul'da havanın kapalı olduğu bir pazar sabağı geçiriyoruz. Sabah uyandığımızda güneş yüzümüze o kadar güzel parlamıştıki dışarıya çıkmaya karar vermiştik. Biz kahvaltımızı yapana kadar güneş ortadan kayboldu ve yerini evde geçirilecek bir sonbahar gününe çeviriverdi.

Cevizli tatlı daha önceden yapmış olduğum bir tarifti. Tarifi lezzet dergisinin özel sayısından almıştım. Özellikle bayramlarda ve Ramazan ayında yapılabilecek çok güzel bir şerbetli tatlı.

Bugünü evde geçireceğimize göre çayımızın yanında yiyebileceğimiz hafif birşeyler yapmayı planlıyorum. Kızım Zeynep Nuran uyuyorken deneyeceğim yeni bir tarif bulup mutfağa geçebilirim. Daha sonrada sizlerle paylaşırım.

Malzemeler:
- 6 su bardağı un
- 1 su bardağı sıvıyağ
- 1 su bardağı eritilmiş margarin
- 3 çorba kaşığı yoğurt
- 1 çay kaşığı kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 1 su bardağı çekilmiş ceviz içi

Şerbet İçin:
- 3.5 su bardağı su
- 3 su bardağı şeker
- 1 çorba kaşığı limon

Hazırlanışı:
- Şerbetini hazırlamak için su ve şekeri tencereye alıp kaynatın koyulaşmaya başlayınca limon suyu ekleyip bir taşım kaynatın ve soğumaya bırakın.
- Unu hamur yoğurma kabına eleyin. Ortasını havuz gibi açıp sıvıyağ, margarin, yoğurt kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip yoğurun. Hamurun üzerini nemli bir bezle örtüp yarım saat dinlendirin.
- Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Elinizle bastırarak avuç içinde veya düz bir zeminde çay tabağı büyüklüğünde açın. Ortalarına ceviz içi yerleştirip, iki ucunu üst üste birleştirerek yağlanmış fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 170 dereceye ayarlı fırında iyice kızarıncaya kadar pişirin. Tepsiyi fırından alıp soğuk şerbeti üzerine gezdirerek dökün. Şerbetini çekince servis yapabilirsiniz.

Çilekli Pudingli Kurabiye


Nihayet geçtiğimiz hafta blogger yasağı kaldırıldı ve bloglarımıza kavuştuk. Yasak kadırılalı bir hafta olmasına rağmen yoğunluktan yeni tarif eklemekte geciktim Bu arada Nilay ablanın bizim için yaptığı çilek kokulu kurabiyeleri denedim. Onun tarifinden farklı olarak ben kabartma tozuda ekledim. Sonuç çok güzeldi. Yiyenlerin hoş bir aroma hissettiği ama içinde ne olduğunu anlamadıkları büsküvi tadında bir kurabiye. Kurabiye yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.

Malzemeler:
- 1 paket çilekli puding
- 1 paket margarin veya tereyağı (oda sıcaklığında)
- Yarım paket kabartma tozu
- Aldığı kadar un
- Üzeri için pudra şekeri ve tarçın

Hazırlanışı:
Margarin ve toz haldeki puding yoğurma kabına alınır ve birbirine yedirilerek yoğurulur. Azar azar elenmiş un ve kabartma tozu eklenerek ele yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edilir. İstenilen şekil verilerek yağlanmış tepsiye dizilir. 180 derecelik fırında pişirilir. Fırından çıkartılıp biraz soğuduktan sonra kurabiyelerin üzerine tarçın ve pudra şekeri karışımı bir çay süzgeci yardımıyla elenir.

Blogger Yasağı!!!

Bu sabah saatlerinde sitemde bir gariplik vardı. Resimler ve yorumlar gözükmüyordu. İlk önce şifremi kırıp siteye zarar mı verdiler diye düşündüm. Ancak daha sonra başka arkadaşların bloglarına da girince "mahkeme yasağı" yazısını gördüm. Bu şekilde blogger.com'un yasaklılar kervanına eklendiğini anladım. Türk yargıçları yüzlerce site gibi blogger.com'u da yasakladı. Geçtiğimiz Mayıs ayından bu yana ünlü video paylaşım sitesi youtube.com da yasaklı.

Şu an siteye girebiliyorsunuz. Ancak resimleri göremiyorsunuz. Umarım bu yasak en kısa zamanda kalkar.

Bilgi notu olarak vtunnel.com ve beatfiltering.com gibi sitelerle bu yasakları aşabilirsiniz.

Çay Daveti

Cuma günü annemler ve teyzemlerle, tayzemin eltisi olan Nilay ablaya gittik. Nilay abla bizlere çok lezzetli yiyecekler hazırlamış bazılarını denemek için tariflerini aldık.

Bizim için hazırladıkları;


















- Saçaklı Mantı











- Sosisli Poğaça
- Ispanaklı börek
- Pırasalı börek
- Cevizli kereviz salatası
- Etimek tatlısı
- Çilekli pudingli kurabiye

Sadece saçaklı mantının tarifini yazıyorum, kurabiye ve kereviz salatasını en kısa zamanda deneyip tarifini yayınlayacağım.


Saçaklı mantı için malzemeler:
- 2 adet yufka
- 1 adet tavuk göğüsü
- 1 baş soğan
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- Sıvı yağ, tuz, karabiber

2 adet yufka 5 cm lik şeritler halinde kesilip, fırında kurutulur. Tavuk göğüsü haşlanır suyu ayrılır. Bir tencereye sıvıyağ alınır, yemeklik doğranmış soğanlar eklenir ve kavrulur. Salça eklenir daha sonra tavuk suyu eklenir. Karışım kaynadıktan sonra içine kızarmış yufkalar atılır biraz yumuşadıktan sonra yufkalar tabaklara paylaştırılır. Üzerine haşlanmış ve doğranmış tavuk etleri yerleştirildikten sonra karabiber serpilip servis yapılır.

Not: Bu yufkalar erişte gibi yazdan kışa hazırlık olarak yapılabiliyor. Benim kayınvalidemde bana bunlardan vermişti ama ne yapacağımı bilememiştim. Onlarda genellikle bulgur pilavında kullanılıyor. Bu tarifi öğrendiğim iyi oldu yufkaları saçaklı mantı yaparak değerlendirmiş olucam..

Kek Yapmanın Püf Noktaları




Kek yapanlar bilirler hevesle çırpılıp fırına verilen ve sönük bir şekilde çıkan, içi hamur kalmış kekler hayal kırıklığına sebep olur. O keki misafirlerimize sunmak değil, ev halkının önüne çıkartmaktan bile pek hoşlanmayız. Kek bir şekilde birilerine sunulmuşsa "kekim nedense bu sefer pek kabarmamış" gibi birkaç laf edilir. Bunlara maruz kalmamak ve güzel kekler yapmak için dikkat edilecek birkaç nokta:

1- Kekte kullanılacak sıvı malzemeler (yumurta, yağ, yoğurt, süt, meyve suyu, soda vs.) muhakkak oda sıcaklığında olmalı. Kek yapmaya başlamadan en az 1 saat önce buzdolabından çıkartılmalıdır. Soğuk malzeme kekin kabarmasını engeller.

2- Kek yapmaya başlamadan evvel kullanılacak bütün malzemeler hazır edilmelidir. Kek kalıbı yağlanıp biraz un serpilerek veya yağlı kağıt serilerek hazır hale getirilmeli, fırın 175 dereceye ayarlanıp çalıştırılmalıdır. Çünkü kalıba dökülen kekin bekletilmeden ısıtılmış fırına verilmesi gerekir.

3- Yumurtalar mikserle beyaz, köpüklü krema halini alıncaya kadar çırpılmalıdır. Şeker eklenip çırpma işlemine devam edilir. Bu uzun süreli karıştırma işlemi kek piştikten sonra yumurta kokmamasını ve iyi kabarmasını sağlar. Eğer zaman müsaitseyumurta beyazlarını ayırıp başka bir kapta çırpıp keke en son ekleyebilirsiniz. Bu şekilde kabartma tozu kullanmadan kek yapanlar var ama ben henüz ona cesaret edemedim.

4- Keke eklenecek birkaç damla limon veya kabuğunun rendesi içerdiği asitten dolayı kabartma tozunu harekete geçirip daha fazla kabarmasını sağlayacaktır.

5- Keke konulacak kuru malzemelerin (un, kabartma tozu, vanilya, karbonat vs.) elenerek sıvı karışıma eklenmesi malzemelerin birbirine daha iyi karışmasını sağlar. Un eklenene kadar mikser kullanılabilir ancak un eklendikten sonra kesinlikle mikser kullanılmamalı bir tahta kaşık yardımıyla fazla çırpmadan karıştırılmalıdır.

6- Keke konulacak meyve parçası, çerez, kuru üzüm gibi malzemelerin dibe çökmemeleri için kuru olmaları gerekir. Malzemeler ıslaksa una veya nişastaya bulayarak keke eklenmesi gerekir.

7- Süt kullanılan kekler daha ıslak, yoğurt kullanılan kekler daha kuru ve sünger gibi olurlar. Kakaolu kek, ıslak kek, browni gibi kekler yapılacaksa süt kullanılması daha uygun olur. Kakao ve süt karışınca kekte çikolata tadı hakim olacaktır. Bunun dışındaki sade keklerde yoğurt daha etkili sonuç sağlar.

8- Keklerde rendelenmiş havuç, elma , çilek gibi malzemeler kullanılacaksa daha yayvan kalıplar kullanılması gerekir. Bu tarz kekler yüksek kalıplarda pişirilirse üzerleri yanık ve içleri iyi pişmemiş kekler ortaya çıkıyor. Pişme süreleri de çok uzuyor. Diğer kekler her türlü yüksek ve derin kalıplarda yapılabilir.

9- Kekin fırının alt katında pişirilmesi gerekir. Bu şekilde üzeri hemen kızarmadan içi iyice pişecektir.

10- Kek pişerken özellikle ilk 20 dakika fırının kapağı açılmamalıdır. Kapak açılırsa kabaran kek birden sönmüş olur.

11- Keki pişerken en son 5-10 dakika fırın 150 dereceye düşürülüp biraz daha pişirilebilir. Bu şekilde kekin üzeri yanmadan içi iyice pişmiş olacaktır.

12- Kek piştikten sonra kek fırından hemen çıkartılmamalıdır. Fırının kapağı aralanıp bu şekilde bir süre soğuması beklenmelidir. Sıcak fırından çıkan kek soğukla temas ettiği anda biraz da olsa sertleşip, sönebiliyor.

13- Pişen kekin kalıptan çıkarılması için soğumasını beklemek gerekir. Sıcakken çıkartılmaya çalışılırsa kek parçalanabilir.

Lezzetli ve kabarmış kekler yapıp, sevdiklerinize mutlulukla ikram etmeniz dileğiyle..

Mürdüm Erikli Kek



Öncelikle geçmiş Ramazan Bayramınızı kutlarım, internetimizdeki arıza nedeniyle biraz ara vermek durumunda kaldım.

Bir kek tarifim daha var. Kek yapmaktan çok keyif alıyorum, özellikle havanın kapalı olduğu ve evde geçirilecek bir günde çay veya kahvenin yanında afiyetle yemek üzere kek yapmak dahada hoşuma gider. Fırında kabarmasını izlemek, kekin pişip pişmediği hakkında fırın kapağını açmamak için dışarıdan tahmin yürütmek. Kabaran kekler yapınca ve yiyenler tarafınan beğenilince mutlu olmak.. Her defasında farklı bir kek tarifi denemek istememe rağmen klasik tarçınlı kek tarifimi yapmak. Ama yeni tarifler denemek noktasında kararlılığımı bu sefer ortaya koyup evdeki mürdüm erikleriyle resimdeki keki yaptım.

Bir sonraki yazım kek yapmanın püf noktalarıyla ilgili olacak.


Malzemeler:


- 5 adet yumurta


- 1 su bardağı şeker


- Yarım su bardağı sıvıyağ


- 2.5 su bardağı un


- 1 paket kabartma tozu


- 1 paket vanilya


- 4 adet küp şeklinde doğranmış mürdüm eriği


- Yarım limonun suyu ve kabuğunun rendesi


- 1 su bardağı yoğurt


- 1 çay kaşığı karbonat


Hazırlanışı:


Yumurtalar ve şeker beyaz köpük halini alana dek çırpılır. Yoğurt, karbonat ve limon suyu bir kapta karıştırılır, daha sonra yumurta ve şekere eklenir. Erikler, un ve kabartma tozu haricindeki tüm malzemelerde eklenir ve çırpma işlemine devam edilir. En son un ve kabartma tozu ve erikler eklenerek tahta bir kaşıkla karıştırılır. Yağlanmış kalıba alınarak 175 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

HAVUÇLU KEK



Havuçlu kek tarifim dokusu, kararında nem oranı ve lezzetiyle düşünmeden uygulayabileceğiniz bir reçete. Keke eklenen cevizin kavrulması havuç suyuna rağmen yumuşamadan pişmesini sağlıyor.

Malzemeler
4 yumurta
1 su bardağı toz şeker
Yarım çay kaşığı tuz
1 limon veya portakalın kabuğunun rendesi (aromasını sevmiyorsanız kullanmayabilirsiniz)
Yarım su bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tarçın
Yarım çay kaşığı karbonat
1 paket kabartma tozu
2 buçuk su bardağı un
1 su bardağı ince rendelenmiş havuç (2 orta boy havuç)
1 su bardağı bütün ceviz içi

** Bardak ölçüsü 200 ml lik klasik su bardağı.


YAPILIŞI:
Öncelikle cevizler yanmaz bir tavada kısık ateşte 5-6 dk çevirilerek kavrulur. Soğuduktan sonra bıçakla iri şekilde parçalanır. Yumurtalar çırpma kabına alınır, tuz ve limon rendesiyle rengi açılana dek çırpılır.

Ardından şeker ilave edilir ve krema kıvamına gelene kadar çırpılır. Sıvı yağ eklenir tekrar çırpıldıktan sonra un, tarçın, karbonat ve kabartma tozu elenerek karışıma eklenir kaşıkla karıştırılır. (Kıvamı normal keklere göre biraz daha yoğun oluyor pişerken havuçlar suyunu bırakacağı için un miktarı biraz fazla)

En son rendelenmiş havuç ve ceviz eklenir, karıştırılır. Karışım yağlanmış kek kalıbına dökülür ve 175 derece önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 50-60 dk pişirilir. 40. dk da üzeri çok kızarmışsa fırın ısısı 160 dereceye düşürüp pişirmeye devam edilebilir. Bir kürdan batırılarak pişip-pişmediği kontrol edillir.

Pişen kek soğuduktan sonra kalıptan çıkartılır ve servis yapılabilir.


Semiz Otu Yemeği


Malzemeler:
- 1 demet semiz otu
- 1 adet soğan
- 3 yemek kaşığı sıvıyağ
- 1 yemek kaşığı pirinç
- Tuz

Hazırlanışı:
Semiz otları yıkanır, doğranır. Sıvıyağ tencereye alınır, yemeklik doğranmış soğanlar kavrulur ve üzerine semiz otları eklenir. Tuz ve pirinç eklenerek kapağı kapatılır. Yemek kendi suyuyla 10-15 dk da pişiyor.

Notlar:
-Bu yemeği kıyma ve salça ekleyerekte yapabilirsiniz.
-Yoğurtla servis yapabilirsiniz.

MANTAR ÇORBASI


En favori çorbalarımdan mantar çorbasının tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu tarifte mantarlar herhangi bir ön pişirme işlemine girmiyor. Hem daha pratik hem de vitamin kaybı olmadan çorbayla beraber pişiyor. Siz de farklı çorbalar denemek istiyorsanız gönül rahatlığıyla uygulayabileceğiniz bir tarif.

MANTAR ÇORBASI 
Malzemeler:
-  3 yemek kaşığı tereyağı
-  3 yemek kaşığı un
-  4 su bardağı su
-  1 bardak süt
-  6-7 adet ince doğranmış mantar
- 2 diş rendelenmiş sarımsak - 1 tatlı kaşığı tuz - Servis için karabiber, ince doğranmış dereotu veya taze soğan

Hazırlanışı:
Tereyağı eritilir, un eklenir ve biraz kavrulduktan sonra 2 su bardağı soğuk su eklenir. Kaynayana kadar karıştırılır. ( Özellikle soğuk su eklemek ve karıştırarak kaynatmak gerekiyor yoksa un topaklanır) Kaynamaya başlayınca  2 su bardağı  kaynar su, doğranmış mantarlar, rendelenmiş sarımsak ve tuz eklenir. Mantarlar yumuşayıncaya kadar 7-8 dk orta ateşte kaynatılır ardından 1 bardak süt ekleyip bir taşım kaynatılır ve ocaktan alınır. 

Notlar:
-Çorbanın kıvamı size koyu gelirse, biraz daha su ekleyebilirsiniz.
-Un topaklanırsa mantarları eklemeden önce blenderden geçirebilirsiniz.

-İsterseniz süt yerine 3-4 yemek kaşığı krema ekleyebilirsiniz.
- Et yada tavuk suyunuz varsa çorbanız daha da lezzetli olur. 

Şeftali Soslu Muhallebi




Bu tatlıyı cuma akşamı iftara davet ettiğim arkadaşlarım için ilk defa denedim. Ramazan olması sebebiyle hafif ve pratik bir sütlü tatlı yapmak istemiştim. Tatlıda hiç yağ kullanılmıyor ve üst kısmı şeftali püresinden yapılıyor. Bu tatlı çileklede yapılabilir, tabi her ikiside yaz meyvesi. Kışın üst dolgusunu yapacak bir meyve düşünemedim. Ancak şeftali suyuyla pelte hazırlanabilir sanırım.


Muhallebi Malzemeleri:

- 1 litre süt

- 1 su bardağı toz şeker

- 2 tepeleme yemek kaşığı un

- 2 tepeleme yemek kaşığı buğday nişastası

- 1 paket vanilya


Şeftali Sosu Malzemeleri:

- 4-5 adet şeftali

- 1 tepeleme yemek kaşığı nişasta

- 3 yemek kaşığı toz şeker


Hazırlanışı:

Vanilya haricindeki muhallebi malzemeleri tencereye alınır, karıştırılarak kaynayıncaya kadar pişirilir ve vanilya eklenerek ocaktan alınır. Borcama dökülür.


Sosu için; şeftalilerin kabukları soyulur, nişasta ve şeker eklenerek blenderden geçirilir. Kısık ateşte kaşırtırılarak kaynayıncaya kadar pişirilir ve soğuyan muhallebinin üzerine yayılır. Birkaç saat buzdolabında bekletildikten sonra servis yapılabilir.


Not: Muhallebiyi borcama dökmeden önce, suyla hafifçe ıslatırsanız tatlı borcama yapışmayacağı için kolayca servis yapabilirsiniz.

Bülbül Konağı Tatlısı ve İlk Davet

Geçtiğimiz pazar eşimin yeni evlenen bir arkadaşına iftara davetliydik. Bu vesileyle kızımız Zeynep Nuran'la ilk aile ziyaretinide gerçekleştirmiş olduk. Küçük bir bebekle gezmenin ne kadar zor olduğunu ve herşeyi ona göre ayarlamak gerektiğini bir kez daha tecrübe ettik. Dönüş yolunda sürekli ağlayarak beni ve eşimi strese soktu ve eve girdiğimiz anda sustu. Bundan sonra gittiğimiz yerlerde daha kısa kalmaya karar verdik..

Ev sahibi Gönül Hanım bize çok güzel yemekler hazırlamış. Özellikle bülbül konağı tatlısı çok güzeldi. Fotoğraf makinemi yanımda götürmediğim için fotoğrafını cep telefonuyla çektik. Çok beğendiğimiz tatlının tarifi;

Bülbül Konağı

Malzemeler:
- 1 yumurta (sarısı içine, beyazı katları yapıştırmak için)
- 1 çay bardağı sıvıyağ
- 1.5 çorba kaşığı yoğurt
- 1 çorba kaşığı sirke
- 1 paket eritilmiş soğutulmuş margarin
- 1 paket kabartma tozu
- Aldığı kadar un
- Ceviz

Şerbeti İçin:
- 4 su bardağı su
- 4 su bardağı şeker
- Yarım limon

Hazırlanışı:
Öncelikle şerbet hazırlanıp soğutulur.
Hamur için; Un ve kabartma tozu haricindeki tüm malzemeler yoğurma kabına alınır. Un ve kabartma tozu azar azar eklenir, yumuşak bir hamur elde edilene dek yoğurulur. Hamur iki eşit parçaya ayrılır, merdaneyle yarım parmak kalınlığında açılır. Bir çay bardağı yardımıyla yuvarlaklar elde edilir. İkinci parçadan kesilen yuvarlakların ortaları bir kapak yardımıyla kesilir. İki parça aralarına yumurta akı sürülerek yapıştırılır ve ortasındaki boşluklara ceviz yerleştirilir. Isıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirilir ve fırından çıkınca üzerine soğuk şerbet dökülür.

Zeytinyağlı Taze Barbunya


Bebeğimiz Zeynep Nuran doğduğundan beri annem genellikle bizde kaldığından yemekleride annem yapıyordu. Bende yavaş yavaş toparlanmaya başladığım için mutfağa girip birşeyler yapmaya başladım, tabi kızımın uykuda olduğu saatlerde..Zeytinyağlı barbunyayı geçen ay yapmıştım resmi arşivimde eklenmeyi bekliyordu. Eklemek bugüne kısmet oldu.

Kızım bugün 29 günlük oldu. 2 kg 700 gr olarak doğmuştu, çok küçük olduğu için kucağımıza almakta bile zorluk çekiyorduk. Biraz erken doğduğu için dış etkenlere karşı biraz hassas, hafif bir gribi var. Dışarı çıkamıyoruz henüz. Çok şükür biraz kilo aldı ve ara sıra bize gülücükler de atmaya başladı.

Malzemeler:
- 1 kg taze barbunya (ayıklanmış)
- 1 kahve fincanı zeytinyağı
- 2 adet soğan
- 2 adet havuç
- 3 adet domates
- 5 diş sarımsak
- Üzerini süslemek için doğaranmış maydanoz
- Tuz, sıcak su

Hazırlanışı:
-Barbunyalar 10 dakika kadar sıak suda haşlanır kara suyu süzülür.
-Tencereye yağ alınır, doğranmış soğanlar ve daha sonra yarımay biçiminde doğramış havuçlar eklenerek kavrulur.
-Kabukları soyulup küp küp doğranmış domatesler eklenerek biraz daha kavrulur.
-Barbunyalar ve kabuğu soyulmuş sarımsaklar bütün olarak eklenir birkaç kez karıştırıldıktan sonra üzerini biraz geçecek şekilde sıcak su ve tuz eklenerek orta ateşte barbunyalar yumuşayana kadar pişirilir.
- Sıcak veya soğuk üzerine doğranmış maydanoz ekleyerek servis yapılır.

Zeynep Nuran'ımız Geldi!


Kızımız Zeynep Nuran 1 Ağustos günü beklediğimizden erken gelerek bize güzel bir sürpriz yaptı. Kızımızın geliş süreci başlangıcından itibaren zorluklarla geçmiş olmasına rağmen, annelik duygusu minik bir bebek için tüm fedakarlıklara katlanmaya yetecek bir duygu. Allah-ü teala minik bebeklerin acziyetlerine binaen onlara en iyi şekilde bakmamız için bu şefkat duygusunu vermiş olsa gerek.. Bende kızıma iyi bir şekilde bakabilmek için şuan için başka işlerle pek meşgul olmamaya çalışıyor, sizlerden biraz müsaade istiyorum..

Miraç Kandiliniz Mübarek olsun!

Tüm İslam aleminin Miraç Kandili'ni kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim. Böyle değerli bir geceyi tam manasıyla değerlendirip, dualarda buluşmak ümidiyle..

Kandil geleneklerini devam ettirme adına biraz önce yaptığım ve komşularıma da ikram edeceğim helvanın tarifini sizlerle de paylaşmak istedim.
İrmik Helvası

Malzemeler:

- Yarım paket margarin veya tereyağı
- 2 su bardağı irmik

- 1 yemek kaşığı çam fıstığı
- 1.5 su bardağı şeker
- 1.5 su bardağı süt
- 2 su bardağı su

Hazırlanışı:

Yağ yayvan bir teflon tencerede eritilir. Eriyen yağa çam fıstıkları ve irmik eklenir. Karıştırılarak kısık ateşte kavrulur. Bu arada su süt ve şekerin yarısı başka bir kapta kaynatılır. Kavrulan irmiğe karışım eklenir. Kısık ateşte suyunu çekmesi beklenir. Helva suyunu çekince kalan şekerde eklenir ve arada karıştırılarak 15-20 dk. demlendirilip servis yapılabilir.

Önemli Notlar:

-İrmik çok kısık ateşte, rengi kahverengiye dönene kadar ve ıslak kum halini alana kadar kavrulmalı. Yaklaşık 35-40 dk. sürüyor.
-Kavrulan irmiğe süt-su karışımı eklenirken ikiside sıcak olduğundan etrafa sıçrıyor. Tencereyi tezgaha alıp bu işlemi yaparsanız ocağınız batmamış olur.
-Helvanın üzerine hindistan cevizi ve tarçın eklenebilir.

Semizotu Salatası


Yaza uygun bir salata tarifi daha!
Anneannemin Isparta'dan gönderdiği organik semizotu ile hem yoğurtlu salata hemde zeytinyağlı yemeğini yaptım. Her nekadar semizotu yıkayıp temizlemesi zor bir sebze olsada o ekşi ve farahlatan lezzetiyle uğraşıya değiyor.
Malzemeler:
- 1 demet semizotu
- 1 kase yoğurt
- 2-3 diş sarımsak
- 1 çay kaşığı kuru nane
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı

Hazırlanışı:
Semizotu mümkünse yarım saat soğuk suda bekletildikten sonra yıkanır (soğuk suda beklemesi kök kısımlarında kalmış toprakların dibe çökmesini sağlıyor) ve elle veya bıçakla küçük dallarına ayrılır. Sarımsak ezilir yoğurt,nane ve zeytinyağı ile karıştırılır. Karışıma semizotları eklenerek karıştırılıp, servis tabağına alınır.

Spagetti Bolonesse (Kıymalı Makarna)

Makarnanın her türlüsünü severek tüketiyoruz. Ama bu hali bir başka güzel olmuştu. Makarna kültürümüz çok eskilere dayanıyor. Genelde erişte ve mantı şekilleriyle evlerde yapılırmış eskiden. Çok ekonomik; fiyatı neredeyse 1 ekmek fiyatıyla eşit. Çok besleyici, yağ içermediği için kilo aldırmıyor. Çok hızlı hazırlanabiliyor. Hazır kaynar su ve pratik bir sosla 10 dakikada hazırlanabilir. Değişik soslarla birleştirilerek ana yemek olarak tüketilip başka yemek aratmaz. Bütün bunlara rağmen Türklerin yıllık kişi başı makarna tüketimi 5.5 kg iken, İtalyanların yıllık kişi başı tüketim miktarı 30 kg üzerinde. Türk lokantalarının menüsüne baktığımıza genelde peynirli ve kaşarlı makarna seçeneklerinden başka türünü göremiyoruz. İtalyan ve diğer avrupa yemeklerini yapan lokantalarda ise makarnalarla ilgili özel bölüm ayrılmış ve en az 10-15 tür makarna çeşidinin bulunduğunu görüyoruz. Bir makarna sever olarak konuyla ilgili bildiklerimi sizlerle paylaşmak istedim...


Malzemeler:
- 1 Paket makarna
- 250 gr kıyma
- 1 adet soğan
- 2 adet domates
- 1 tatlı kaşığı domates salçası
- Yarım demek doğranmış maydanoz
- Sıvıyağ, tuz, karabiber
Hazırlanışı:
Makarna kaynamış, sıvıyağ ve tuz eklenmiş suda haşlanır. Bu sırada tavaya yağ eklenir, ince doğranmış soğanlar kavrulur ve kıyma eklenir. Sırasıyla ince doğranmış domatesler ve salça eklenir. Karıştırılarak kavurmaya devam edilir. En son tuz karabiber ve maydanozlar eklenerek ocaktan alınır. Haşlanan makarna süzülüp, tabaklara alınır. Hazırlanan kıymalı sos makarnaların üzerine paylaştırılır.

Not: Kıyma sosunun içine arzuya göre ince doğranmış yeşil veya kırmızı biber, rendelenmiş havuç ve istenilen başka baharatlar eklenebilir. Orjinalini yapan italyan lokantalarında genelde bu şekilde ve üzerine parmesan peyniriyle servis ediliyor.


Krep (Çilek Reçelli)

Geçtiğimiz haftasonu pazar kahvaltısında en sonunda eşimi ikna edip krep yapabildim. Pek damak tadına uymadığından ve doyurucu olmadığını düşündüğünden olsa gerek her sorduğumda krep istemediğini söylerdi. Pazar günü 2 krebi beğenerek yedikten sonra tıkandı ve başka birşey yiyemedi. Biz kreplerin üzerine annemle geçenlerde yaptığımız taze çilek reçelinden sürüp rulo yaptık. Bunun yerine başka reçeller, marmelatlar, çikolata, ballı ceviz de sürülebilir.

Malzemeler:
- 2 yumurta
- 2 yemek kaşığı un
- 1 su bardağı süt
- Yarım çay kaşığı kabartma tozu
- 1 tutam tuz
- 1 yemek kaşığı sıvıyağ

- Ayrıca tavayı yağlamak için tereyağı veya margarin


Hazırlanışı:
Tüm malzemeler mikserle veya çırpma teliyle iyice karıştırılır. Orta ateşte olan tava yağlanır. Karışımdan bir kepçe tavaya alınır. İki tarafla krep pişirilir. Krebi çevirirken kenarı düz bir kapak kullanılabilir. Karışım bitene kadar bu işlem tekrarlanır. Her seferinde tava yağlanır.

Kavun Yatağında Meyve Salatası

Yaz meyvelerinin en bol bulunduğu zamanda, meyvelerin kavun üzerinde sunumu değişik bir alternatif. Sizler kavununuzun büyüklüğüne göre meyvelerin türlerini ve miktarını değiştirebilirsiniz.

Malzemeler:
- Yarım Kavun
- 1 adet şeftali
- 5 adet kayısı
- 10-15 tane üzüm
- 1 ince dilim karpuz
Hazırlanışı:
Kavun ortadan ikiye bölünür, içi temizlenir. Bir kaşık yardımıyla içi oyulur ve kenarlardaki kabukları temizlenir. Oyulan kavun ve diğer meyveler küp şelinde doğranır ve kavunun içine yerleştirilir.

YOĞURTLU KABAK KIZARTMASI

MALZEMELER:
- 3 adet kabak
- Kızartmak için sıvı yağ
- 2 diş sarımsak
- 3 yemek kaşığı yoğurt

HAZIRLANIŞI:
Kabaklar soyulup ince ince doğranır. Kızgın yağda kızartılıp,servis tabağına alınır. Sarımsak ezilir, yoğurtla karıştırılır ve kabakların üzerine dökülerek servis yapılır.

YOĞURTLU KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI


MALZEMELER:
- 2-3 adet patlıcan
- 2 diş sarımsak
- 3 yemek kaşığı yoğurt
- Çeyrek limon
- Zeytinyağı, karabiber, tuz.

HAZIRLANIŞI:
Patlıcanlar ocakta veya tost makinesinde közlenir. Kabukları soyulup ince şekilde doğranır. Tuz, karabiber, limon ve yağ eklenerek karıştırılır. Sarımsak ezilip yoğurtla karıştırılır, patlıcanların üzerine dökülerek servis yapılır.

Çilekli Pasta

Uzun zamandır yazılmayı bekleyen 3 tarif nihayet bugün yayınlanıyor. Çilekli pasta 21 Mayıs'ta doğum günü olan kız kardeşim için, pasta uzmanı eşim tarfından yapılmıştır. Yolda giderken biraz sarsıldığı için üzerindeki çilek ve krem şanti biraz birbirine karışmıştı. İlk yapıldığı anda fotoğraflamadığımız için orijinal halini pek yansıtmıyor. Yinede tadanlar tarafından çok beğenildi, yapan kişi bütün övgüleri kazanmış oldu.

Çıtır kurabiyeler ise teyzemin yaptığı bir tarif. Kurabiyeler gerçekten çıtır çıtır , kurabiye sevenlerin denemesini tavsiye ederim.

ÇİLEKLİ PASTA



MALZEMELER:
- 2 paket muzlu cremole
- 1 paket krem şanti
- 1 hazır pasta keki
- 1 paket süt
- Yarım kg çilek
- Keki ıslatmak için meyve suyu

YAPILIŞI:

2 paket muzlu cremole, 4 bardak süt ile hazır hale getirilir. Bu sırada krem şantide 1 paket sütle hazırlanır. Hazır kekin her iki katı da meyve suyu ile ıslatılır. (Ben kayısı suyu kullandım.) Alt kata ilk önce krem şanti yayılır. Krem şantinin üzerine ince doğranmış çilekler dizilir. Bu çilek katının üzerine de muzlu cremole sürülür. Kekin ikinci katı üzerine kapatılır. Kekin üstüne muzlu cremole yayılır. Bunun üzerine ortadan ikiyi bölünmüş çilekler belli aralıklarla yerleştirilir. Çilekler arasında kalan boşluk zevke göre krem şantilerle doldurulur. Kelepçeli kalıp kullanılırsa kekin daha düzgün durması sağlanabilir. Ancak kelepçeli kalıp kullanması halinde kalıp çıkarılmasının ardından hoş bir görüntü olması adına pastanın etrafı krem şanti ya da cremole ile düzeltilir.

Susamlı Çıtır Kurabiye ve Mayalı Yumuşak Poğaça

SUSAMLI ÇITIR KURABİYELER (ŞEKERLİ)





MALZEMELER:

- 1 paket margarin (oda sıcaklığında)
- 4 yemek aşığı şeker
- 1,5 çay kaşığı tuz
- 3 yumurta sarısı ( beyazları üzeri için ayrılacak )
- 1 paket kabartma tozu
- Aldığı kadar un
- Susam


YAPILIŞI:

- Un ve susam dışındaki malzemeler karıştırılır. Un azar azar eklenerek orta sertlikte bir hamur elde edilir. İstenilen şekil verilir, kurabiyeler önce yumurta akına, sonra susama batırılarak tepsiye dizilir. 180 dereceye ayarlanmış fırında pembeleşinceye kadar pişirilir.


MAYALI YUMUŞAK POĞAÇA



MALZEMELER:

- 1 su bardağı sıvıyağ
- 1 su bardağı süt
- 1 su bardağı su
- 1 paket yaş maya
- 3 tatlı kaşığı şeker
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 2 yumurta ( birinin sarısı üzerine)
- Aldığı kadar un

İÇ MALZEMELERİ:
- Peynir, Patates, Kıyma vs.

YAPILIŞI:
Un dışındaki malzemeler geniş bir tencereye konur. Kısık ateşte karıştırılarak ılıtılır. Çok ısınmaması lazım.
Ocaktan alınca kulak memesi kıvamına gelene kadar un eklenerek yoğurulur. Üzeri örtülerek bir süre mayalanmaya bırakılır.
Daha sonra küçük parçalar alınarak iç malzemesi eklenip poğaça şekli verilir. Yağlanmış tepsiye aralıklı dizilir. 15-20 dakika daha dinlendirilip üzerine yumurta sarısı sürülür. 180 derecede ısıtılmış fırında pişirilir.

Tekrar Merhaba..

Sağlık problemlerimden dolayı 4 aylık bir ara vermek durumunda kalmıştım.. Bu süreçte yemek yapmak bir yana, başkalarının yaptığı yemekleri bile yiyememiştim.. Artık yemek yapmaya ve yemeğe başadım. Yaptıklarımı tekrar paylaşıma açıyorum..

Bir kış günü

En sonunda İstanbul'a beklenen kar düştü. En son hatırladığım Ocak 2006'da sağlam bir kar yağmıştı. Geçen kış ise ne kar ne de yağmur tam manasıyla yağdı. Bu sene umarım yeteri kadar yağış düşer.

 

Elmalı Turta Template by Ipietoon Cute Blog Design