İkinci Röportaj, "Hünerli Bayanlar"la!
Blog Magazin İkinci Röportaj!!
Kıymalı Karnıyarık Börek

Çok lezzetli ve sunumu çok şık bir kıymalı börek tarifi. Hem şekli hemde iç harcı aynen karnıyarığa benziyor.
Malzemeler (20 adet börek için)
- 5 adet yufka
Meyveli Pasta
Önceki hafta ailecek toplandığımız pazar kahvaltısında eşimin yeğeni Sezai'nin doğumgününü kutlamıştık. Pastayı çok daha farklı bir şekilde yapmayı planlıyordum ancak birgün öncesinde yapmam gereken başka işler çıkınca biraz kolaya kaçmak zorunda kaldım. Hazır pandispanya ve pasta kreması kullanıp hafif bir meyveli pasta yapabilmiştim.Malzemeler:
- 1 adet 2 katlı sade pastaban
- Pastabanı ıslatmak için 1 su bardağına yakın meyve suyu veya fanta (ben ahududu reçelini sulandırıp keki onunla ıslattım çok güzel bir koku ve lezzet verdi)
- 1 adet vanilyalı pasta kreması (muzluda olabilir)
- 1,5 su bardağı soğuk süt
- 2 adet muz
- 2 adet kivi
- 1 büyük şeftali
- Pastanın yanlarını süslemek için hindistan cevizi yada file fındık.
- Pastanın üzrindeki meyvelerin kararmaması için hazır sade jöle (1 su bardağı su, 1 tatlı kaşığı toz şeker, 1 tatlı kaşığı mısır nişastasını pişirerekte hazırlayabilirsiniz)
Hazırlanışı:
-Pasta kremasını 1.5 su bardağı sütle hazılayın. Kutunun üzerinde margarin ilaveside yazıyor ancak ben margarin eklemedim.
- Pastabanın alt katını genişçe yağlı kağıt serilmş bir servis tabağının üzerine alın. Yağlı kağıt sermemizin nedeni krema, meyve, file fındık vs. parçaları bu yağlı kağıt üzerine dökülecek kağıdı pastanın altından çektiğimizde servis tabağımızda pastamız düzgün duracak.
- Pasta kekimizin her iki katıda bir kaşık yardımıyla meyve suyu ile ıslatılır.
- Islatılan alt tabana pasta kremasının bir kısmı yayılır. Üzerine incecik dilimlenmiş 1 adet muz, 1 adet kivi ve yarım şeftali dizilir ve kekin üst katı üzerine kapatılır.
- Kalan pasta kreması pastanın üzerine ve yanlarına sürülür.
- Önce fastanın yan taraflarına file fındık kaplanır. Kolayca kaplamak için bir elinizle pastanın altındaki yağlı kağıdı çevirip bir elinizle file fındığı serpiştirebilirsiniz. File fındık yerine hindistan cevizide kullanabilirsiniz.
- Sonrada pastanın üzerini kalan meyvelerle istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz. İsterseniz meyveleri servisten hemen önce dizebilirsiniz, kararmamış olurlar. Ben birgün önceden dizmiştim ve üzerine evdeki vişneli jöleyi hazırlayıp sürmüştüm o yüzden meyveler biraz pembe görünüyorlar.
- En son olarakta pastanın altındaki yağlı kağıdı yavaşça çekip, pastayı buzdolabında en az 2 saat dinlendirdikten sonra servis yapabiliriz.
Kayınvalidemlerle Pazar Kahvaltısı
Geçtiğimiz pazar sabahı kahvaltıda kayınvalidemler ve eltimler ailecek bizdelerdi. Sabah saat sekizbuçukta kalkıp misafirler gelmeden bir süre önce tüm hazırlıkları tamamladığım için rahatça fotoğraf çekebildim..
Sadece ben fotoğraf çekerken sıcak servis yapmak istediğim için henüz fırına girmemiş olan tepside kumpirin fotoğrafı eksik. Onu haricinde kahvaltı soframızda; Kahvalılıklar,
Blog Magazin'in ilk konuğu Papatya Prenses
Papatya prenses her ne kadar yeni gönderdiği resminde bizden çok güzel olduğunu düşündüğüm yüzünü gizlesede, küçük papatya elinde ikram tepsisi tüm şirinliğiyle bizlere gülümsüyor...
Sizleri röportajla başbaşa bırakıyorum...
Bir sonraki blog yazarı arkadaşımızla yapacağımız röportajda görüşmek üzere...

1) Blog yazmaya ilk ne zaman ve nasıl karar verdiniz?
Blog yazmaya başlamadan önce, yemek bloglarını ve sitelerini takip ediyor ve yeni tarifler deniyordum. Bir gün (9 Şubat 2007) “Benim onlardan hiçbir eksiğim yok. Neden ben de yazmıyorum?” dedim ve o günden beri bu alemdeyim.
2) Blog camiasında sizinle çok özdeşleşen Papatya Prenses rumuzunu kullanıyorsunuz. Gerçek isminizi birçok kişi bilmiyor. İsminizi gizli tutmanızın özel bir nedeni var mı?
Sanal âlemde tam manasıyla kendimi deşifre etmeyi uygun bulmuyorum. Beni yakinen tanıyanlar bilsin yeter ismimi :)
3) Çok renkli bir kişilik olduğunuz bloğunuzdan anlaşılıyor. Papatya Prenses kimdir? Blog tutmak haricinde neler yapar? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Hakikaten çok renkli bir kişiliğim var. Bir yakınım, sen “İstanbul gibisin. Aynı gün içinde 4 mevsimi yaşabiliyorsun.” der. Blogdan da okuduğunuz gibi çeşitli hobi faaliyetlerim var. Takı tasarım yapmak, peçete halkası dizayn etmek gibi. Bunun haricinde halen kayıtlı olduğum Açık öğretim İlahiyat 2. sınıf öğrencisiyim. Öğrenimime geçen yıl ara vermiştim, nasip olursa bu sene bıraktığım 3 dersimi vererek diplomamı alacağım. Bunun dışında Diyanet’in açtığı Kur’ân Kursu Öğreticiliği Yeterlik sınavlarına hazırlandım. İki ayrı sınavdan da geçtim. (Daha önceden aynı sınavlara girip kazanmıştım fakat geçerlilik süresi 5 yıl belgenin) Şükür kazandım, bundan sonrası için beklemedeyim. Bu sene tekrar Arapça Eğitimi için Ensar İlahiyat Enstitüsü’ne devam edeceğim. Aynı zamanda fırsat bulursam Web Tasarımı kursuna gitmek istiyorum. Bunun dışında ev kızıyım. Kursum, dersim vs. yoksa evdeyim. Evde yapılabilecek ne varsa onlarla vakit geçiriyorum.
4) Bir yemek bloğu sahibi olduğunuz için sık sık yeni tarif denemeleri yapıyorsunuzdur; ev halkı damak tatlarına uymayan tarifleri uyguladığınızda nasıl tepkiler verirler?
Ev halkının tariflerle ilgili yorumlarını yazılarımda paylaşıyorum zaten. Yeni tarif denemeleri yaparken genellikle ev halkının damak zevkine uygun tarifler seçmeye özen gösteriyorum.
Bazen beğenmeyeceğimizi bile bile meraktan denediğim şeyler oluyor, kimini beğeniyoruz. Kiminden de kuşlar nasipleniyor :)
Olumsuz tepkiler genellikle annemden gelir:
-Bir daha bu tarifi yapma, demesi benim için kâfidir..
5) Kendi blogunuz haricinde en beğendiğiniz ve takip ettiğiniz 3 yemek blogu hangileridir?
Oldukça zor bir soru, kimsenin gönlünü kırmak istemem… Takip listemdeki herkesi beğeniyle takip ederim. Zaten kim yeni bir tarif eklese hemen haberimiz oluyor gerek blog manşet sayesinde gerekse google reader sayesinde. Ama benim için önemli olan ve tariflerine kesinlikle güvendiğim bloglar: Misss Gibi Zerrinim, Pelince Lezzetler, Sofra Özlemi. Ayrıca Aysultan var ki zaten yemeklerini bizzat tattığım dostumdur kendisi…
6) Arkadaşlarınız ve akrabalarınız bir yemek blogu yazarı olduğunuzda haberdar mı? Başkalarının yanında yemek ve sofra fotoğrafları çeker misiniz?
Arkadaşlarımın hepsi bloğumdan haberdar. Akrabalarımdan haberi olmayanlar olsa da zamanla onlar da öğreniyor. İlk kez gittiğim bir yer değilse muhakkak yemek ve sofra fotoğrafı çekerim. Hatta ablamlar benim olmadığım mekânlarda benim için çekimler yapar.
7) Blogunuzu her gün ya da gün aşırı güncelliyorsunuz. Mutfakta ve bilgisayar başında günlük ne kadar zaman geçirirsiniz?
Bu zaman zarfı işlerimin yoğunluğuna göre azalıp çoğalıyor. Mesela uzun süre evde olmayacağım veya gün boyu bilgisayara oturamayacağımı bildiğim zamanlar oluyor. O günler için mutlaka şablonumdaki yazıları otomatik olarak ayarlarım. Ben yoksam bile bunu kimse anlamaz, yazılarım otomatik olarak yayınlanır. Bloglarını uzun süre güncellemeyen insanlar bence bu işi yapmasınlar. Yaptığın iş ne olursa olsun özen göstermek zorundasın. Zaten yakın arkadaşlarım bloglarını iki gün güncellemese üçüncü gün avam tabirle, tepelerine biniyorum.
v\:* {behavior:url(#default#VML);} o\:* {behavior:url(#default#VML);} w\:* {behavior:url(#default#VML);} .shape {behavior:url(#default#VML);}
8) Yemek konusunda geleceğe yönelik herhangi bir planınız var mı? Bu işten para kazanmayı düşünüyor musunuz?
En büyük hayalimdir kendime ait bir pastanem veya ufak bir kafem olması. Bu olmasa bile bir gün mutlaka bir yemek kitabı çıkaracağım inşallah!
9) Blog yazmaktan hiç sıkıldığınız, artık yazmayacağım dediğiniz oldu mu? Hiç kısa süreli de olsa ara verdiniz mi?
Bir vakitler ara vermiştim ama blog arkadaşlarımın ısrarıyla kısa süre içinde blog hayatıma geri döndüm. Sıkılmak değil ama bazı kendini bilmez insanlar yüzünden bırakmayı iki kez düşünmüştüm.
10) Bloğunuzda yemek haricinde, dikiş, dekorasyon, dini yazılar gibi kategoriler de mevcut. Bu konularla alakalı bilgi birikiminizi neye borçlusunuz?
Hobi faaliyetlerimin bilgi birikimini gittiğim kurslar ve bu konuda çok bilgili olan anneme ve aileme borçluyum. İzlediğim hobi programları ve gezdiğim hobi siteleri de bu bilgilerimi tazelememe yardımcı oluyor. Dini bilgim ise, ilk önce ailemden ve Allah razı olsun babamdan öğrendiklerim, sonra eğitim aldığım okullar ve okuduğum kitaplar sayesinde. Rabbim ilmimizi artırır inşallah.
11) Yazılarınıza gelen yorum sayısı oldukça fazla, bu durum sizi de tüm blogcular gibi sevindiriyordur herhalde… Hiç olumsuz yorumlar da aldığınız oluyor mu?
Yorum sayımın aslında diğer sitelere göre pek de fazla olduğunu düşünmesem de aldığım her yorum benim için çok değerli. Olmaz mı?! Meyve veren ağaç taşlanır nispetince bazen canımı sıkan yorumlar oluyor. Bu durumda ilk mızmızlandığım kişi hep Zerrin olmuştur. O da sıkıntımı beni motive ederek giderir sağ olsun.
12) Bloğunuz günlük ortalama kaç kişi tarafından ziyaret ediliyor?
Ortalama 1000 kişi. Tatil günlerinde azaldığı olsa da, bu rakamın üzerine çıktığı da oluyor.
13) Bloğunuzla alakalı teknik olarak yardım alıyor musunuz?
Bloggerdeyken ihtiyacım olmuyordu, her şeyi deneme yanılma yöntemiyle yapıyordum.
Fakat artık siteye geçtim ve bazı yapılan yanlışların geri dönüşü olmayabilir. Bu sebeple çok kıymetli arkadaşım M. Hendem’ den teknik destek alıyorum. Onun yoğun olduğu zamanlarda ise Hüseyin Mert [hmert.com] imdadıma yetişiyor.
14) Fotoğraf çekmek blog tutmanın belki de en önemli kısımlarından biri. Bu konuda hiçbir eğitim aldınız mı? Fotoğraf çekerken nelere dikkat edersiniz?
Hayalimdeki makineye kavuştuğum zaman ilk işim bir fotoğrafçılık kursuna gitmek olacak.
Eğitim almamış olsam da bana her konuda tavsiyelerde bulunan Zerrin’im ve fotoğraf çekmeye merakım sayesinde gün geçtikçe daha iyi fotoğraflar çekiyorum. Yemek fotoğrafı çekerken kullandığım tabaktan, tabağın altındaki örtüden, camdan gelen ışıktan tutun da makinenin pilinin şarj durumuna kadar birçok şeye dikkat ediyorum.
15) Geçtiğimiz dönemlerde yaptığınız diyetle ilgili bilgileri okuyucularınızla paylaşmış ve en son 12.5 kilogram verdiğinizi yazmıştınız. Bu kadar güzel pasta, tatlı ve hamur işlerini yaparken formunuzu koruyabiliyor musunuz?
Verdiğim kilo 15’e çıktı aslında. Ramazan’da diyetime ara verdim. En kısa zamanda tekrar başlayacağım. Henüz ideal kiloma ulaşmış değilim ne yazık ki. Bu kadar mutfakla haşır neşir olan biri için formunu korumak gerçekten zor. Ama ayarı iyi yaparsanız, ufak tefek kaçamaklarla verilen kilodan en fazla 2 kilogram alınarak koruma devam edebiliyor.
16) Dostluk ve arkadaşlık kavramlarına çok önem verdiğinizi yazılarınızdan biliyoruz. Sanal ortamda tanışıp, gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlıklarınız oldu mu?
İnsanın her zaman sevincini, üzüntüsünü, bilgisini paylaşacağı dostlara ihtiyacı oluyor. Hamdolsun az ama öz dostum var benim de. Sanal ortamda kolay kolay bir çırpıda herkese ısınan bir yapım yok. Bu konu da ince eleyip sık dokuyan bir yapıya sahibim. İnsanların güzel yemek yapıyor olması iyi insan olduğu anlamına gelmez. Buradan tanışıp gerçek hayata taşıdığım çok güzel dostluklarım var. Büyük kısma yaş itibariyle ablam, bir tanesi kardeşimJ
Onlar sayesinde bilgilerime bilgi katıyorum, bu da beni çok mutlu ediyor. İlk tanıştığım kişi, yazılarımda sıklıkla bahsettiğim Leyya ablam. Öyle ki öz ablam olduğunu zannedenler oluyor bazen. Sonra Zeynep Abla, Sofra Özlemi ve Halenze Özlem. Günlük bloglarından ise Kaldera ve Volkanın Annesi Nazan ablam, Mor Kuzum Nevin. Gerçek hayatta henüz tanışamasam da gün içinde irtibatta olduklarım ise, Zerrin’im, Hülya abla, Ninom, Yeşim, Gönül Abla ve Zeynep… Bir de bloğu olmayıp beni her gün takip eden kıymetli insanlar var. Onlarla da sık sık mailleşiyoruz. Eleğimden geçmiş ve tanımayı beklediğim insanlar da var, bakalım tanışmak ne zamana nasip?
Bu röportaj sayesinde biz blog yazarları ve bloğunuzun takipçileri sizi biraz daha yakından tanımış olacaklar. Katılımınız için tekrar teşekkür ederim.
Röportaj önceliğini bana verdiğiniz için asıl ben çok teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını diliyorum.
Bir sepet doluyu Papatyayla..
Papatya Prenses
Blog Magazin'de ilk röportaj yarın!
Blog Magazin Başlıyor!
Uzun zamandır üzerinde düşündüğüm bu proje, şuan halletmeye çalıştığımız teknik birkaç detaydann sonra hayata geçecek.
Blog magazin nedir? Biraz daha ayrıntılı anlatayım. Blog camiasındaki tüm arkadaşlar, özellikle blog manşet sayesinde diğer arkadaşların bloglarında yayınladığı yeni yazı ve tariflerden haberdar olabiliyorlar. Hepimizin yakından takip ettiği bloglar var. Belki nadir de olsa birbirleriyle tanışan ve normal hayatta görüşenler de var.. Ama dediğim gibi bunlar nadir. Blogcuların yaşadığı yerler birbirinden farklı şehirler veya ülkeler olabiliyor.
Bizlerinde bu durumda takip ettiğimiz blog yazarlarının yaptığı yemekler ve kendiliğinden yazdıkları haricinde haklarında hiçbirşey bilmiyoruz. Resmini yayınlamayan arkadaşların yüzünü bile bilmiyoruz. Belki birbirimizle sokakta karşılaşıyor bile olabiliriz. Blogcular olarak birbirimize çok kadar yakın ama bir o kadar da uzağız aslında.
Blog magazin de her ay iki yada üç blog yazarı arkadaşımızla röportaj yapıp farklı bir platformda sizlerle paylaşacağım. Her blog yazarına sorulacak aynı sorular muhakkak var, ama ben her arkadaşımıza onun blogu yada kendisiyle ilgili merak edilebilecek yönleriyle alakalı kişiye özel sorular da soracağım. Ve en önemlisi söyleşi yaptığım arkadaşların bir fotoğrafını rica edip birbirimizi süreten de tanımamızı sağlamayı planlıyorum. Bu fotoğraf mutfağında yemek yaparken, pasta veya kurabiye yaparken çektirdiği bir fotoğraf yada herhangi bir ortamda çektirdiği bir fotoğrafı olabilir.
İlk röportajımızı yaptık bile. Hepinizin tanıdığı ve takip ettiği çok aktif bir blog yazarı arkadaşımız... Kim olduğunu merak ettiniz ama şimdilik sürpriz olsun..








