Şekerpare



Şekerparenin; özellikle yemekli misafirlere, yemekten sonra çayla ikram edilecek özel bir alternatif olduğunu düşünüyorum. Yaz aylarında dondurma eşliğinde sunumu da şık oluyor.
Bu tariften 40 kadar şekerpare çıkıyor. Şerbet ölçüsü tam, artma veya yetmeme problemi yaşanmıyor. Gönül rahatlığıyla denenebilecek bir tarif..

 MALZEMELER:
-   250 gr oda sıcaklığında beklemiş tereyağı veya margarin
-   1 su bardağı pudra şekeri
-   2 tane yumurta
-   1 çay bardağı irmik
-   1 paket kabartma tozu
-   1 paket vanilya (kullanılmayabilir)
-   4 su bardağı un

Şerbeti İçin:
-    3 su bardağı şeker
-    4 su bardağı su
-    4-5 damla limon suyu

HAZIRLANIŞI:
 -   Önce şerbet hazırlanır; şeker ve su tencereye alınır kaynamaya başladıktan sonra orta ateşte 6-7 dakika daha kaynatılır.(Şerbetin yoğunlaşıp kıvamlı hale gelmesi için) Limon suyu eklenip 2-3 dakika daha kaynatıldıktan sonra ocaktan alınır, soğumaya bırakılır.
 -  Un hariç tüm malzeme karıştırma kabına alınır ve güzelce karıştırılır. Un azar azar ilave edilir ve yumuşak ama ele yapışmayan bir hamur elde edilir.
-  Hamurdan ceviz kadar parçalar alınır ve yuvarlayıp yağlanmış fırın tepsisine dizilir.
-  Üzerlerine birer fındık batırılıp 10 dakika oda sıcaklığında dinlendirildikten sonra, önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında üzerleri kızarana kadar pişirilir.
-  Pişen tatlıların ilk sıcaklığı çıkınca (2-3 dk) ılık şerbet tatlıların üzerine gezdirilir. Şerbetini daha hızlı çekmesi için üzerine başka bir fırın tepsisini kapatabilirsiniz.
   
NOTLAR:
- Şerbetli tatlıların servisten bir gün önce yapılması en güzeli. Ertesi güne tatlı şerbetini tam olarak çekmiş oluyor.
- Tatlıyı gereğinden fazla kızartıp sertleştirmemek gerekiyor. Yoksa şerbetini iyi çeksede yumuşamıyor, sert kalıyor.
- Şekerpareye fındık dışında, benim gibi antep fıstığı veya badem yerleştirerekte yapabilirsiniz.


Terbiyeli Kereviz Sapı Çorbası


Japonya'da kerevizin kök kısmı satılmıyor, sadece sap ve yaprak kısımları bulunabiliyor. Bendeki kereviz saplarıyla yukarıda görmüş olduğunuz çorbayı ve az miktarda uydurmasyon zeytinyağlı kereviz sapı yemeği yaptım. Yakında aynı yemeği ölçüyü arttırıp tekrar denemeyi ve onunda tarifini sizlerlede paylaşmayı düşünüyorum. 
Kereviz et sularıyla yapılan özellikle terbiyeli, tavuklu çorbalara çok yakışan bir tat. Sizde çorbalarınıza değişik bir aroma katmak için aldığınız kerevizlerin saplarından küçük parçalar halinde buzlukta bulundurup çorbanız kaynarken doğramadan içine atıp, çorba piştikten sonra içinden alabilirsiniz. Yada minik parçalar halinde doğrayabilirsiniz.
 
Malzemeler:
- 1 adet kerevizin sap kısımları
- 1 adet küçük boy kuru soğan
- 30 gr (1 dolu yemek kaşığı) tereyağı veya 6 yemek kaşığı sıvı yağ
- 6 su bardağı kaynar su
- Tuz

Terbiyesi için:
- 3 yemek kaşığı un
- 5 yemek kaşığı yoğurt
- Yarım limon suyu
- 1 yumurta sarısı

Hazırlanışı:
Tencereye tereyağ alınır eritilir, üzerine çok ufak doğranmış soğan eklenir biraz kavrulur. Ardından çok ufak doğranmış kereviz sapları eklenir ve yakmadan kısık ateşte iyice ölünceye kadar kavrulur. Ardından 5 bardak kaynar su ve tuz eklenir biraz kaynamaya bırakılır.
Bu arada çorbanın terbiyesi hazırlanır.Terbiye malzemeleri bir kaba alınır ve iyice karıştırılır. Kalan bir bardak kaynar su azar azar eklenir bir yandan karıştırma teliyle hızlıca karıştırmaya devam edilir. Çorba tenceresine karışım yine yavaşça ve bir yandan karıştırılarak ilave edilir. Çorbanın kıvamı koyu olursa bir miktar daha kaynar su ilave edilebilir. Çorba bir taşım kaynatılır ve ocaktan alınır.

Notlar:
- Bu çorbaya ekleyeceğiniz su miktarının bir kısmı tavuk suyu olursa çok lezzetli oluyor.
- Çorbada çok ekşi tatları sevmiyorsanız çeyrek limonun suyunu kullanabilirsiniz.
- Bu çorbaya karabiber çok yakışıyor karabiberle servis yapabilirsiniz.

Hindistan Cevizli Kurabiye


Bu kurabiyeleri cumartesi günü Japonya'daki Türk Kültür Merkez'inde verdiğim tığ oyası dersine götürmek için yapmıştım. Bu tarif yıllardır defterimde olmasına rağmen denemek Japonya'da nasip oldu..
Türk Kültür Merkezi'nde 2 si başlangıç seviyesi, 1 i ileri seviye olmak üzere 3 ayrı dersim var. Bundan 6 ay öncesinde tığ oyasıyla ilgili ders vereceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Ancak son birkaç aydır bu mesele ciddi bir şekilde gündemime girdi. Lise yıllarımda yaz tatilinde öğrendiğim bu el sanatının Japonya'da bir işe yaraması beni çok mutlu ediyor. Japonlar el sanatlarını çok seviyorlar ve oldukça başarılılar. Yeni şeyler öğrenmek onları çok mutlu ediyor. En basit işi bile çok ciddiye alarak yapıyorlar.
Yakında tığ oyaları ile ilgili arşiv oluşturmak için bir blog açmayı veya bu sitede ayrı bir etiket oluşturmayı planlıyorum.

Malzemeler:
- 250 gr tereyağı veya yumuşak margarin
- 2 çay bardağı pudra şekeri
- 2 çay bardağı hindistan cevizi (1 bardak üzerine)
- 1 yumurta (beyazı hamura karıştırılmayacak)
- 1 pkt kabartma tozu
- 4 su bardağı un

Hazırlanışı:
Tereyağı, pudra şekeri, yumurta sarısı yoğurma kabına alınır iyice malzemeler birbirine yedirilerek yoğurulur, ardından 3 bardak un, kabartma tozu, ve 1 çay bardağı hindistan cevizi eklenir ve yoğurulur. Kalan 1 bardak un hamurun durumuna göre azar azar ekleyerek yoğurulmaya devam edilir. Ele yapışmayan ama yumuşak bir hamur olması lazım. Un az gelirse biraz daha ekleyebilirsiniz.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılıp yuvarlanır. Önce yumurta akına, sonra hindistan cevizine bulanır ve yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizilir.
180 dereceye ayarlanmış fırında kurabiyelerin üzeri pembeleşinceye kadar pişirilir.

Sakura Lale'nin Mutfağı

Bugün Japon-Türk bayan derneği olan Sakura-Lale derneğinin  Türk yemekleri kursunu gerçekleştirdik. Sakura Japonya'nın sembollerinden olan kiraz çiçeği, Lale'de malumunuz Türkiye'nin sembollerinden. Japonlar dünya mutfaklarına, özelliklede Türk yemeklerine çok ilgililer. Her türlü yemeğimizi onların yemek kültürlerinden çok farklı olmasına rağmen severek ve beğenerek yiyorlar.
İki türlü yemek etkinliği yapılıyor dernek bünyesinde; geniş katılımlı özel mutfaklar kiralanarak yapılan yemek kursları oluyor, yada bizim bugün yaptığımız Sakura Lale'nin mutfağı dediğimiz 4-5 kişinin katıldığı Türk arkadaşlarımızın ev ortamında gerçekleştirilen yemek dersleri.
 Bugün benim içinde güzel bir deneyim oldu. İlk yemek kursunu bir aksaklık çıkmadan gerçekleştirmiş oldum çok şükür. Kursta yaptığımız yemekler ise;

Mercimek Çorbası,


















Karnıyarık ve Şehriyeli Pirinç Pilavı,
Cacık,

















 Humus,

















Yalancı Tavuk Göğüsü.


Japonya Notları 2


Bugün Shinjuku bölgesindeki büyük bir doğa Parkı'na gittik. Ve müthiş güzel manzaralarla karşılaştık. Böyle bir Park'ta insan aksama kadar oturup sıkılmadan kitabını okuyabilir. Park'tan birkaç fotoğraf paylaşmak istiyorum sizlerle.

Göletin etrafındaki düzenleme çok güzeldi.



Ancak dikkatimi çeken kısım pazar günü olmasına rağmen park'ta çok az insan vardı. Biz İstanbul'da pazar günleri ana yolların kenarlarindaki küçücük yeşillik alanlarda bile piknik yapan mangal yakan insanlar görmeye alıştığımız için bu kadar güzel bir yerin pazar gunü bomboş olması beni çok şaşırttı.

Çok değişik bitkiler ve çiçekler var parkta. Aşağıdaki mavi çiçek de bunlardan biri.


Gölette kocaman ve ağzını yukarı doğru açmış balıklar vardı. 


Ayni balıkların kırmızı ve beyaz renkli olanları da vardı.





Bir sonraki yazıda Japonya'da dikkatimi çeken bazı şeylerden bahsedeceğim inşallah.

Japonya Notları

Japonya'ya geleli 1 hafta oldu. 6 saat zaman farkı olduğu icin Jet-lag dan kısmen kurtulsamda uyku düzensizliği halen devam ediyor. Daha dogrusu günde 7 saat uyurken suanda sadece 3 saat uyku uyuyorum ve gündüzleri uykum gelmiyor.
Şuan geçici olarak Yokohoma kentinde kalıyoruz kızıma beraber. Evimiz oturma vizesi işlemlerinden sonra Tokyo'da olacak kismetse. Yokohama Tokyo'ya göre çok daha sakın bir bölge. Bugün Tokyo Shinjuku'daki Türk kültür merkezine gittik ve Tokyo'da uzun zamandır Japonya'da yaşayan arkadaşlarımızla kısa bir gezinti yaptık.






İlk durağımız suşi restoranı oldu. Biz Somonlu, Sade ve Tuna balikli olan türlerini denedik. Yanında toz yeşil çay içiliyor.


Sonraki durağımız bölgenin en yüksek binalarından biri olan belediye binasının 45. Katındaki seyir terasına gittik. Asansör 45. Kata 50 saniyede çıkıyor.

O bölgedeki binalar çok yüksek katlı 45-50 katlı binalar sayabildiğim kadarıyla.. Fotograflar telefondan çekildiği için çok net değiller.

Arkadaki ipek kozası seklindeki yapı üniversite binasıymış.




Daha sonra bir Japon tanıtım etkinliğine denk geldik ve çay seremonisine katıldık.





Tokyo Shinjuku'daki Türk kültür merkezimizin olduğu bina..


Japonya yolcusu kalmasın!

Bu ayın sonunda Türkiye'ye elveda diyorum. Kısmetse ailecek Japonya yolcusuyuz.
Artık blog sayfamda yemek denemelerimin yani sıra Japonya'dan bilgiler de yer alacak. Uzakdoğu lezzetleri ve hayatını da daha yakından tanıtmak niyetindeyim....

Pazı Sarma ve Piknik Menüsü


Bugün akşam yemeğimizi yanımıza alıp çekirdek ailemizle pikniğe gittik. Menümüzde köfte, semiz otu salatası ve pazı sarma vardı. Pazı sarmasının tarifi sitede olmadığı için paylaşıyorum. 

Malzemeler:
- 2 demet pazı
- 2 adet kuru soğan
- 2-3 diş sarımsak
- 1 su bardağı sıvı yağ
- 1 su bardağı pirinç
- 1 su bardağı bulgur
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 tatlı kaşığı biber salçası
- 1 limonun suyu-İsteğe bağlı 1 yemek kaşığı nar ekşisi
-  tuz, karabiber, pulbuber, nane.
- (Elinizde maydanoz, dere otu, yeşil nane varsa ince doğrayarak sarma içinde kullanabilirsiniz lezzet verir)

Hazırlanışı:
- Pazıların sap kısımları kesilir, yapraklar yıkanır. Bir tencerede su kaynatılır ve pazı yaprakları kaynar suya atılır ve fazla beklemeden çıkartılır. Pazıların kesinlikle çok haşlanmaması gerekiyor yoksa sarmalarınız dağılır. 30 saniye kaynar suda kalmaları yeterli.
- İç malzeme için bir tencereye sıvı yağ alınır ince doğranmış soğanlar kavrulur. Hemen ardından salçalar ve doğranmış sarımsaklar eklenir. Sonra yıkanmış pirinç ve bulgur eklenir. Biraz karıştırıldıktan sonra üzerine 1 su bardağı kaynar su ve baharatlar eklenir ve biraz pişirilir. En son limon suyu, ner ekşisi ve eklenecekse yeşillikler eklenir ve ocaktan alınır.
-İç malzeme ve haşlanmış pazılar biraz soğuduktan sonra pazılar sarılır. ve tencereye dizilir. Tencerenin en altına pazı saplarından veya yapraklarından dizebilirsiniz. Sarmaların üzerine biraz sıvı yağ gezdirilir, çok az tuz atılır ve üzerine gelecek kadar kaynar su eklenir. En üste pişerken dağılmamaları için bir porselen tabak yerleştirilir. Önce yüksek ateşte sonra kısık ateşte içindeki pirinçler yumuşayana kadar pişirilir.


 

Elmalı Turta Template by Ipietoon Cute Blog Design